Tayt 20 yıl sonra geri döndü

Yazan: admin 17 July 2009  
Kategori: Kadınca

1980′lerin en popüler giysisi olan tayt sonbahar-kış sezonuyla birlikte sokaklara geri dönüyor

Ünlü modacı Pierre Cardin onu modanın en önemli devrimi olarak görüyor. ”Her tasarım, kadını çıplaklaştırarak güzelliğini ortaya çıkarmaya çalışırken o, kadını gizemli bir güzelliğin içine taşımıştır” diyor.
Cardin’in neden bahsettiğini tahmin edemediyseniz 1980′lerin modasına dönüp bir bakın. “Grease” filminde Olivia Newton John’un, konserlerinde Madonna’nın, aerobik videolarında Jane Fonda’nın, Türk filmlerinde Banu Alkan ve Serpil Çakmaklı’nın vazgeçilmez giysisi tayttan söz ediyoruz.

Önemli davetlere taytla katılıyorlar
1980′lerin en popüler kıyafetlerinden tayt yeni sonbahar-kış sezonuyla birlikte gardıroplarımıza tekrar giriyor. Ve birkaç sezon daha çıkacağa benzemiyor.
Tayt bol bir kazağın altına da giyiliyor, mini elbise ve eteklerin altına da. Hatta Charlize Theron gibi Hollywood yıldızları önemli davetlere farklı kıyafetlerle kombinledikleri taytla katılıyor.
Gece elbiseleriyle de kullanılan taytları bele takılmış bir kemerle daha şık hale getirmek mümkün. Taytların en önemli avantajı her modelde ayakkabıyla tamamlanabilmeleri. Babetler, dolgu topuk, ince ve yüksek topuklu ayakkabılar ve çizmeler…
Farklı modellerde ve renklerde tayt bulabileceğiniz mağazalar arasında Zara, Oxxo, Vakkorama, Penti yer alıyor.
Eğer “Tayt giyme fikri bana çok uzak geliyor” diyorsanız sezonun gözdesi olan ve bacaklarınızı sımsıkı saracak iki alternatifiniz daha var. İlki kısa, yarı opak çoraplar. İkincisi ise dar paça, tüm bacağı saran skinny jean’ler.
Anlaşılan bu sezon bacakları saran kıyafetlerden kurtuluş yok!

Tenimizin renk değiştirme zamanı geldi

Yazan: admin 17 July 2009  
Kategori: Kadınca


Bronzlaşmanıza az kaldı. Güneşin zararlı ışınlarından korunarak bronz bir tene sahip olmak istiyorsanız korumalı güneş kremleri, otobronzanlar ya da altın bazlı makyaj malzemelerini tercih edebilirsiniz

Deniz sezonu açılmak üzere. Yaz aylarında yakınında bir kumsal olsun olmasın, herkes bronz bir tene sahip olmak ister. Ancak diğer taraftan güneşin cilde zarar verdiği, özellikle de cilt kanserine neden olduğu hemen herkes tarafından dile getirilip kabul görüyor. Kozmetik markaları bu sorunun önüne geçmek için çeşitli ürünler hazırlıyor. Yüksek korumalı güneş yağları ve güneş kremleri, güneş sonrası bakıma yönelik ürünler ve otobronzanlar (bronzluk veren kremlerle spreyler) bunlardan bazıları. Pırıltılı makyaj malzemeleri ile de güneşle ya da güneşsiz sahip olduğunuz bronzluğu pekiştirebilirsiniz.

Deniz sonrası bakım
Güneş sonrasında kullanılan kremler cildin kızgınlığını alıp ferahlatıyor. Cildinize bakım yapıyor, nem ihtiyacını karşılıyor ve bronzluğun kalıcı olmasını sağlıyor.

Zararlı etkilerden korunun
Yüksek korumalı güneş yağları ve kremleri teniniz bronzlaşırken aynı zamanda cildi nemlendirdiği söyleniyor, içerikleri sayesinde kırışıklıkları ve ciltteki sarkmayı önlüyor. Aslında bu ürünleri sadece yazın değil, diğer aylarda da güneşin zararlı etkilerinden korunmak için kullanabilirsiniz.

Işıl ışıl yüzler
Işıltılı makyaj ürünleri sayesinde güneş ve otobronzan olmadan bronz bir görünüme sahip olabilirsiniz. Güneş ve altın tonlarındaki ürünler cildin doğal rengini güçlendiriyor ve tüm yıl bronz görünmenizi sağlıyor. Birkaç renkli allıklardaki açık renkleri gözkapağı ve elmacık kemiğine, koyu renkleri çene, elmacık kemiği altı ve saç kenarlarına uygulayabilirsiniz. Parlatıcılar ise dudaklara kalıcı parlaklık verirken aynı zamanda dudakları nemlendirip onarıdığı söyleniyor.

Güneşsiz bronzlaşın
Sprey ya da krem halinde bulunan otobronzanlar güneş ışığına ihtiyaç duymadan pürüzsüz ve doğal bir bronzluk sağlıyor. Hiçbir yerde iz bırakmıyor ve E vitamini içerikleriyle cildin kalitesinin artmasına yardımcı oluyor.

Kadın beyni mizaha daha yatkın

Yazan: admin 17 July 2009  
Kategori: Kadınca


ABD’de yapılan bir araştırma, kadın beyninin erkeklere oranla mizaha daha yatkın olduğunu ortaya koydu.

Kadınların fıkralardaki can alıcı noktayı daha çabuk anladığı, komik olaylara daha çabuk tepki verdiği ve bu nedenle daha fazla kahkaha attığı belirtildi.
California’nın Stanford Üniversitesi’ndeki Beyin Araştırmaları Merkezi’nde 10 kadın ve 10 erkek üzerinde yapılan araştırmada, kadınların, beyindeki farklı bölümleri erkeklere oranla daha fazla kullandığı da ortaya çıktı. Buna göre, kadınlar dil yeteneğini kontrol eden beyindeki ‘ön korteks’ bölgesinin yanı sıra, takdir ve tatmin duygusunun bulunduğu bölümleri de erkeklerden daha iyi kullanıyor.

Çizme üzerine çeşitlemeler

Yazan: admin 17 July 2009  
Kategori: Kadınca

Çizme üzerine çeşitlemeler

Kovboy, binici, platform, işli veya plastik… Bu kış ayaklarımızı yine çizmeler ısıtacak

Bilekte biten kısa botlar sezonun gözdesi olarak anılsa da çizme hâlâ çok moda. Bu sezon klasik derinin yanı sıra süet ve bakır deri de gözde. Gençler tarafından her zaman popüler olan kovboy çizmeleri yine çok giyilecek. Mevsimin yeniliği olarak işli modeller çıkıyor karşımıza. Platform topuklu çizmeler ise gece şıklığını tamamlıyor.
Sivri burundan yuvarlak buruna geçiş devam ediyor. Ponponlar, püsküller, çiçek desenleri, zımbalar, tokalar çizmeleri farklılaştıran detaylardan. Vitrinlere bakılırsa bu kış yine çizmeler giyeceğiz.

Binici modası sürüyor

Bally’de yüksek topuklu çizmeler de var diz boyu binici çizmeleri de. Kürk veya yün ponponlar, platform tabanlar, dore ve bakır, yandan tokalı modeller koleksiyonun öne çıkan detayları arasında.

Eğlenceli modeller

Ünlü İspanyol ayakkabı markası Camper yine tarzına uygun, farklı ve eğlenceli modellere imza atmış. Twins serisindeki bu çizmenin üzerinde eşek motifleri var. Modacı Thakoon’un Ninewest için tasarladığı gri plastik çizme çiçek desenli. Beta’nın rengarenk çizmeleri ise klasiğin dışına çıkmak isteyenlere göre.

Vahşi Batı

Tercihiniz ister sivri ister yuvarlak burunlusundan olsun kovboy çizmeleri hâlâ popüler. Bu sezon pek çok model işlemelerle ve zımbalarla süslenmiş. Western tarzı çizmeler için Hotiç, İnci ve Yeşil Kundura’nın koleksiyonlarına göz atabilirsiniz.

Platform ve dolgu topuklular

Geçen sezon dönen platform topuk ve dolgu topuk, çizmelerde de gözde. Bally’nin dore modeli ve Beta’nın körüklü çizmesi yüksek topuk tercih edenlerin seçimi olabilir.

Rahat ve sade

İngiliz markası Clarks’ın çizme modellerinde rahatlık ön planda. Tasarımlar oldukça sade. Çizmelerde kalın dikişli modeller dikkat çekiyor. Markanın koleksiyonunda bağcıksız modellerin yanı sıra bağcıklı çizmeler de yer alıyor.

ANAYASASI İNSANIN

Yazan: admin 17 July 2009  
Kategori: Can yücel

ANAYASASI İNSANIN
Ustamız Eluard’ın izinden

Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!
Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!
Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!
Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman

CAN YÜCEL

ALTI

Yazan: admin 17 July 2009  
Kategori: Can yücel

ALTI
Geçen gün görüşe gelenlerin isimleri okunurken hoparlörde,
Otobüs Terminalleri düştü aklıma;
Aynı çatlak ses, aynı nalça ağız:
Adana’dan İstanbul istikametine gitmekte olan
Gazanfer Bilge Turizm Otobüsü Yolcuları
Otobüsünüz hareket etmek üzeredir…
A, baktım, şaka maka derken, daldırıp gidiyorum
İstanbul istikametine!..
Tıp! Tıh! Tıh! Tıh! Tıh!
S…mışım ben böyle 1930 model ranzayla çıkılan
İstanbul seyahatinin içine!

CAN YÜCEL

AL BIR UZUN HAVA

Yazan: admin 12 July 2009  
Kategori: Can yücel

AL BIR UZUN HAVA
Çekirgeydi Raşko’nun elindeki güvercin
Raşko’da mengeneydi, bu beynimizde kalsın!
Çekmişler ıstor diye muhribin dumanını
Böyle aşk, böyle barış, Allah belamı versin!

Bugün kitabım verdim tek pedal matbaaya
Bu yol beni götürür sağlam Selimiye’ye
Ağlıyorsam gözyaşım iki gözüme dursun
Vermişim ben canımı al-uzun bir havaya

CAN YÜCEL

AKIS

Yazan: admin 12 July 2009  
Kategori: Can yücel

AKIS
Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme…
Dudaklarım öpüşmekten mosmor…
Bir putum sanki ilahilerle
denize fırlatılmış
Ve bir deniz yağıyor üstüme
Bakma sen sevgili Teodorakis
Açgözlü güvercinlerin didiştiklerine!
Avluların o en çakırkeyiflisine
Mısır daneleri gibi serpilmişler ama
Mısır danesi değil ki bu adalar
Ne de biz güverciniz…

Sekerek o güneş güzeli çakılların üzerinden
Çıplak ayaklarımızın su sesleriyle
Birbirimize
Ve kendimize
Bilakis

Sen çaldıkça Teodorakis
Bir mor yağıyor üstüme

CAN YÜCEL

Çocuklar için verimli bir yaz tatili

Yazan: admin 07 July 2009  
Kategori: Sağlık

Çocuğunuzun Verimli Bir Yaz Tatili Geçirmesi İçin…

Karne günü yaklaşırken anne babaları da bir telaş sardı. “Uzun bir yaz tatili boyunca çocuğum derslerinden uzak kalacak mı, tatili sadece oyun oynayarak mı geçirecek ya da tatil dönüşü uyum problemi yaşayacak mı?” şeklindeki sorular anne babaların da kafasını meşgul ediyor. Karnesinde kırık not olan öğrencilerin velileri de aynı şeklide huzursuz. Ancak birkaç tedbir alarak yaz tatilini çocuğun en verimli şekilde geçirebilmesini sağlamak mümkün. Memorial Hastanesi’nden Pedagog Dr. Melda Alantar yarı yıl tatili için anne babalara önerilerde bulundu.
Çocuğunuzu kötü karne için suçlamayın

Bebeklik döneminde çocuklar doğal olarak öğrenme güdüsüne sahiptirler. Doğal öğrenme güdüleri olumsuz olarak etkilendiği zaman bilgiyi kavramak için çaba göstermezler. Çocukların öğrenme yeteneklerini etkileyen bazı durumlar vardır; öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği, uyum ve davranış sorunları, gelişimsel bozukluklar, olumsuz yaşam olayları, geçiş dönemleri- ilköğretimden liseye- gibi. Ailenin yüksek başarı beklentisi ve ”tembel”, “sorumsuz” gibi olumsuz sıfatlarla çocuğu etiketlemesi onun kendine duyduğu güveni zayıflatır. Bu nedenle aile öğrenciyi suçlamaktan kaçınmalı, okul başarısızlığı olarak tanımlanacak sorunu çözebilmek için çaba göstermelidir.
Çocuğunuzun öğretmeni ile irtibat halinde olun

Öğrencinin gelişme gösterdiği ve zorlandığı alanları belirlemek için çocuğunuzla birlikte öğretmeniyle görüşün. Belli konularda başarılı olamayan öğrencilere yönelik okulun kurs, etüd gibi özel düzenlemelerden yararlanın. Ailenizde ve çevrenizde size bu konuda destek olabilecek insanları belirleyin.
Gerektiğinde uzman yardımı almaktan çekinmeyin

Öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği gibi akademik başarıyı etkileyen konularda okuldaki öğretmen ve psikolojik danışmanların çocuğunuzla ilgili kuşku ve önerilerine önem verin. Gerekli durumlarda uzmanlardan yardım alın.
Tatilde ailenin bir araya gelmesi için fırsatlar yaratılabilir

Örneğin aile paylaşım geceleri düzenlenebilir. Haftada bir gece en az üç saati birlikte geçirin. Özellikle ergenlerin aile törenlerine ihtiyaçları vardır. Aile bağlarının pekiştirilmesi için geniş aile olarak tanımlanan büyükanne, büyükbaba, hala, teyze, amca, dayı, yeğen, kuzen v.b. yakınlarla paylaşmak amacıyla ziyaretler düzenlenebilir. Şehir veya memleket dışında yaşayan yakın akrabalarla görüşmek için düzenlenen geziler, geniş aileyle kaynaşma fırsatı sundukları gibi, aile bireylerine doğdukları, büyüdükleri yerleri görme, anılarını tazeleme ve paylaşma olanağı da sağlarlar. Çocuklar anne-babaların geçmişe ilişkin anılarını dinlemekten zevk alırlar.
Tatili de çocuğunuzun kişisel gelişimine uygun olarak yönlendirmek elinize

Araba, otobüs v.b. ile yapılan yolculuklarda çocukların güzergahı haritalara bakarak takip etmeleri, trafik levha ve işaretlerini izlemeleri etkin öğrenmeyi sağlar. Çevredeki tarihi ve doğal zenginlikleri tanımak ve yaşayarak öğrenmenin gerçekleşmesine yol açar. Çocuğun gelişimi sosyalleşme sürecini de içermektedir. Bu nedenle kişiliğini geliştirmesi için ilgileri doğrultusunda sportif ve sanatsal etkinliklerden yararlanmalı, yaşıtlarıyla birlikte aynı ortamı paylaşabileceği kulüp, kurs gibi faaliyetlere katılmalıdır.
Yaz okulları güzel bir alternatif

Yaz okulları öğrenci ve ailelerin tatil dönemini yararlı şekilde değerlendirmelerine fırsat tanıyan kurumlardır. Özellikle ilköğretim ve lise çağındaki kız ve erkek öğrenciler yaz okullarından yararlanabilirler. Ancak aileler bu konuda çocuklarının görüşlerini almalı, onlara katılacakları yaz kampları, tercih edecekleri spor dalları ve etkinlikler hakkında seçim yapma hakkı tanımalıdırlar. Yaz kampları seçiminde göz önünde bulundurulması gereken diğer unsurlar çocuğun ilgi alanı ve becerileridir. Anne-baba, eğitimci ve uzmanların dikkatli gözlemleri ve incelemeleri ile çocuğun ilgi alanlarının belirlenmesi mümkündür. Sporla ilgilenmeyen ancak tiyatroyu seven bir çocuğu sportif faaliyetler yerine, drama etkinliklerinin yer aldığı bir ortama yönlendirmek daha doğrudur. Yaz okulları uzun süren eğitim yılının ardından öğrencilerin gerginlikten uzaklaşarak rahatlamalarını sağlayan ortamlardır. Öğrenciler yeni arkadaşlıklar kurarak sosyalleşirler, iletişim becerilerini geliştirirler. Yaşıtlarının bulunduğu ortamda kendilerini sınama, arkadaşlarıyla kıyaslama fırsatını bulurlar.
Çocuğunuz Yazın da Bilgisayarın Başından Kalkmıyorsa Ne Yapabilirsiniz?

Okul döneminde bilgisayarın önünden kalkmayan çocuk yaz tatilinde de aynı davranışı sürdürüyorsa, anne-babalar bu alışkanlıktan vazgeçmesi için ona yardımcı olabilirler.

Öncelikle çocuğun her gün bilgisayara ayırdığı zaman belirlenmelidir. Toplam süre okul öncesi çağ çocuklarında bir saatten, ilköğretim dönemi çocuklarında iki saatten fazlaysa yetişkinler sınırlandırmaya gidebilirler. Onunla konuşarak bilgisayar kullanacağı süre birlikte belirlenebilir. Çocuğun beraber saptanan süreyi aşıp, aşmadığı izlenmelidir.

Çocukla evle ilgili bir iş yapmak şartıyla bilgisayar kullanma süresi kazanması konusunda bir sözleşme yapılabilir. Bilgisayar kullanmanın bedeli yüksek olursa çocuğun isteği de azalabilir. Örneğin “Markete gidip, alışveriş yaparsan yarım saatlik bilgisayar kullanma süresi kazanacaksın.”gibi.

Çocuklarının özgüvenlerinin gelişmesini isteyen anne-babalar onlardan bilgisayarı, program ve oyunları açıklamalarını isteyebilirler. Anne-babasından daha çok bildiğini düşünmek çocuğun üzerinde olağanüstü etki yaratabilir

Aşırı kullanımı engellemenin en kolay yollarından biri bilgisayarı koridor veya ortak çalışma odası gibi yetişkinlerin takip edebilecekleri bir yere koymaktır. Aile içinde birden fazla insan aynı bilgisayarı kullanırsa çocuk sırasını bekleme, başkalarının eşyalarına saygı gösterme-disket, dosya- gibi sosyal beceriler geliştirir. Bunun yanı sıra çocuğun bilgisayar ve interneti hangi amaçla kullandığı belirlenir, “chat arkadaşları” hakkında bilgi toplanır.

İnternet iyi kullanıldığında güçlü bir eğitim aracıdır. Öğrenciler çeşitli kütüphanelerden yararlanma, uluslararası yayınları takip ederek proje hazırlama, bilgilerini derinleştirme olanağı bulurlar. Ancak internette öğrenciler zamanlarının % 95’ini boşa geçirmektedirler. Bilgi alışverişinde bulundukları sohbet odalarında duygusal olgunluklarını aşan, uygunsuz materyallere ulaşabilmektedirler.

Ana-babanın bilgisayar dünyası üzerindeki hakimiyeti artarsa, çocuklarla birlikte oyun oynayabilirler. Program ve oyunların içeriklerini denetleyebilirler. Onları eğitimsel değerler içeren oyunlara yönlendirebilirler. Bilgisayar oyunlarının seçiminde çocuğa yardımcı olarak yaş ve gelişimine uygun, şiddet içermeyen programlar alabilirler. Üç-beş yaş dönemindeki çocuklar için anımsama, guruplandırma, göz-el koordinasyonuna ilişkin görevler içeren programlar, 6-8 yaş için okuma, yazma, mantık yürütmeyle ilgili etkinlikler, 9-12 yaş için soyut kavramlar, ileri düzeyde sorun çözmeyi içeren materyaller seçilmelidir. Ayrıca anne-babalar uygunsuz malzemelere ulaşmanın önlenebileceği denetim sistemleri hakkında bilgi edinebilirler.

Diyabetlilerin Yaz Tatilinde Yapması Gerekenler

Yazan: admin 07 July 2009  
Kategori: Sağlık

Diyabetlilerin Yaz Tatilinde Yapması Gerekenler

Memorial Suadiye Tıp Merkezi Dahiliye Bölümü’nden Uz. Dr. İsmail Yağız, “Diyabetlilerin sağlıklı bir yaz tatili geçirmesi için dikkat etmeleri gereken noktalar” hakkında bilgi verdi.

Diyabet hiperglisemi denen kan şekerinin yükseldiği, bir grup metabolik bozukla seyreden bir hastalıktır. Genetik ve çevresel faktorlerin etkisiyle ortaya çıkan, insulin salgı bozuklukları ve glukoz yapımı ve kullanımıyla ilgili problemlerin eşlik ettiği bu hastalık zincirinde bir takım organ bozuklukları cok sık gorülür. Giderek artan diyabetli sayısı, yanlış beslenmenin düzeltilememesi, organ hasarına bağlı ölümlerin çokluğu, tedavi ile ilgili zorluklar nedeniyle hastalık giderek önemli hale gelmektedir.

Bir diyabetlinin hastalık kontrolünde en önemli parametre kan şekerinin düzenlenmesidir. Açlık ve tokluk kan şekerleri ilerde yaşanılacak sağlık problemleri açısından en önemli göstergelerdir. Açlık kan şekerlerinin 90-110 mg/dl, tokluk kan şekerlerinin 140 mg/dl, HBA1C düzeylerinin 6,5 -7 arasında tutulması iyi bir tedavi protokolunun uygunlandıgını gösterir.

Yaz ayları bir diyabetlinin düzenini daha rahatça bozabildiği aylardır. Sıcak havalar, tatil yiyecekleri, su elektrolit dengesizliği, klimalı ortamlarda enfeksiyon riskinin artması, aşırı sıcaklar nedeniyle beslenme problemleri, uyku düzeni bozuklukları gibi etkenler diyabetlinin kan şekerini olumsuz etkileyebilir.

Şimdi bir diyabetlinin yaz tatilinde yapmaması gerekenleri özetleyelim.
1. GÜNEŞ ALTINDA FAZLACA KALMAYIN

Sıcaklarla beraber bol terleme, dehidratasyon, yani vucüttan su ve elektrolit kaybına neden olarak beklenmedik bir anda kan şekerinizi yükseltebilir. Tansiyon düşüklüğü veya yüksekliğiyle birleştiginde daha vahim sonuçlar doğurabilir. Güneşin dik açıyla geldiği 11 00- 17 00 saatleri arasında mümkünse güneş ışığına fazlaca maruz kalmayın. Bol su tüketin. Dehidratasyona bağlı diyabet komaları özellikle yaz aylarında oldukça sık gorülmektedir.
2. SU YERİNE DİĞER SIVILARI TÜKETMEYİN

Yaz aylarında genelde şu yanlışı yaparız. Su yerine meyve suları, soda, kola, çay, kahve, alkol gibi suyun yerine geçtiğini düşündüğümüz serinleten özellikli sıvılar tüketiriz. Malesef bu sıvılar hem kan şekerinin oynamasına neden olur hem de vucuttan sıvı atarak sıvı kaybını daha da derinleştirir. Özellikle diyabetik hastaların meyve suyu, alkol, bol kafeinlı içecekler içmemesini, onların yerine bol miktarda su tüketmesini öneriyoruz.

3.ÇIPLAK AYAKLA DOLAŞMAYIN

Sıcaklar arttı, yaz mevsimi geldi ve deniz kenarına, yazlıklara, tatil beldelerine yolculuklar başladı. Bir diyabetlinin yapmaması gereken en önemli maddelerden biri çıplak ayakla dolaşmaktır. Vücudun elektiriği almak adına yapılan çıplak ayakla yürüyüşler, diyabetlinin deri bütünlüğü bozulduğundan kan sekeri nedeniyle vucut savunması zayıfladıgından ve ayrıca şekere bağlı ayakta sinir zedelenmesi nedeniyle hissizlik, uyuşmalar olabileceğinden mikropların kolayca deriden girmesine ayak enfeksiyonlarına, enfeksiyonların hızla ilerlemesine ve gangren olusumuna kadar giden bir sürece neden olabilir. Unutmayın ki amputasyon denilen ayak kesilmesi dunyada en sık diyabetli hastaların başına gelmektedir.
4. YAZ MEYVELERİNDEN BOLCA TUKETMEYİN

Çilek, üzüm, incir, kavun, karpuz, vişne gibi yaz meyveleri yüksek glisemik indekse sahiptir. Kan şekerinizi aniden yükseltebilir. Diyabetlinin bu tür yaz meyvlerinden uzak durması, kontrollu sekilde sadece tadına bakmak adına bir ölçek yemesi uygundur. Bunlar dışında dondurma, soğutulmuş tatlı içeren her türlü gıda, pastalar diyabetlinin diyetinde bulunmaması gereken gıdalardır.

5. ÖĞÜN ATLAMAYIN

Yazın yapılan en büyük yanlışlardan biri, sabah geç kahvaltı öğlen öğününü atlanması, gece geç yenen akşam yemekleridir. Bu öğün düzeninde maalesef diyabetlinin yapması gereken 3 ana, 3 ara öğün prensibi bozulmuş olur. Kan şekerinin düzenlemesi için belli bir miktarda gıdanın belli sürelerle mideye ulaşması gerekmektedir. Geç yapılan kahvaltılar öncesinde hipoglisemi riskini sonrasında ise hiperglisemi riskini artırır. Hastaların normal beslenme düzenlerini yaz aylarında da bozmadan devam ettirmeleri gerekmektedir.
6. EGZERSİZ DÜZENİNİ BOZMAYIN

Yaz ayları tatil anlamına gelse de, bir diyabetlinin hayatında sporsuz bir dönem olmamalıdır. Vücudun dinlenmesi egzersiz yapmayarak değil, tam tersi yaparak olur. Yaz aylarında dikkat edilmesi gereken önemli kurallar egzersiz süresini abartılı bir şekilde uzatmamamak sıvı dengesine dikkat etmemek sıcak altında egzersiz yapmamamaktır. Yaz aylarında şiddeti düşürülmüş, genelde serin ortamlarda yapılan, iyi su dengesiyle yapılmıs egzersizlere devam edilmelidir. Yüzmek en iyi spor aktivasyonu olabilir, saatlerine dikkat edildiği sürece.
7. KONTROLLERİNİ AKSATMAYIN

En çok yaşadığımız sıkıtılardan biri de, diyabetik hastanın yaz tatilinde doktorundan ve kontrolden uzaklaşmasıdır. Gidilen yerde yeterli ekipmanın bulunmaması, hastanın “glukometre” gibi kendi kendinin kan şekerini ölçen aletlere sahip olamaması veya bunların çubuklarının tükenmesi beraberinde götürdüğü ilaçların tükenmesi ve yenilerinin alınanamaması veya alınmasının ertelenmesi gibi nedenlerden tam bir tatil döneminin yaşanması malesef üzücü sonuclar doğurmaktadır. Bir günlük kan şekeri oynaması bile önemli iken yaklaşık 3 ay boyunca kontrol dışında kalan diyabet hastası tekrar değerlendirildiğinde birçok organ bozukluğu gelişmiş olabilmektedir. Gittiğiniz yerde mutlaka bir sağlık tesisini sorgulayın ve düzeninizi bozmadan yapılması gerekenleri yaptırıp doktorunuzla iletişime geçin.
8. İLAÇLARINIZI YANINIZDA GÖTÜRÜN

Gittiğiniz her mekanda kullandıgınız ilaçlarınızı bulamayabilirsiniz, ulaşmanız zor olabilir. Tatil süresince gerekli olan ilaçlarınızı hesaplayın ve yanınızda biraz da fazlasını götürün. Çok sıcaklar ilaçların saklanmasında problem cıkarabilir. Özellikle insulin kullanıyorsanız ilaçlarınızı taşırken soguk ortamlarla transportunu sağlayın ve gittiğiniz yerde mutlaka buzdolabı rafında saklayın. Diğer ilaçlarınızı ise günes gormeyen, cok sıcak olmayan ve rutubetsiz bir ortamda saklayın.
9. UYKU DÜZENİNİZİ BOZMAYIN!

Yaz ayları sıcaklarla beraber uyku problemlerinizi artırabilir. Klimalı, çok sıcak ve rutubetli ortamlarda uyumak zor olabilir. Uyku düzenin bozulması bir stres arttırıcı etki olarak kan şekerinizi bozabilir. Uykusunu alamayan bir hasta, enerji veren içeceklere yönelebilir, atıştırmaları artırabilir bunlar da şeker dengesini etkileyebilir. Serin ve sessiz bir ortamda uykunuzu almaya çalışın.

10.YAĞLI YİYECEKLER TÜKETMEYİN!

Yaz ayları iştahın arttığı aylar olabilir. Özellikle yazlık mekanlarında yapılan mangal partileri, akşam eğlenceleri, alkol tüketiminin artması, misafirlerle artan yemekli kabuller gibi durumlarda maalesef kan sekerini, kalori alımını kontrol etmek zorlaşabilir. Özellikle ağır ve yağlı yemekler depolanacagından insulin direncinizi daha da artırabilir, kolesterol dengenizi bozabilir. Daha hafif, sıvı içeriği fazla, kızarma değil zeytinyağlı yiyeceklerin, bol sebzenin tüketildiği, kırmızı et yerine balığın tercih edildiği bir beslenme sekli sağlamalısınız.