Kayıp Sevda

Yazan: Cemre 20 February 2010  
Kategori: Åžiirler

Bir yandan türkü söyler
Bir yandan yürür ağlıyarak,
Sevdası rüzgâr gibi iter
Dere boyunca yalnayak.

Nilüferler gibi solgun Ophelia!
Yanaklarına yapışır saçları.
Açılır etekleri suyun yüzünde,
Seyrederdi Söğüt Ağaçları.

Insan kalbi o zamanlar da vardı
Daha küçüktü, daha kırmızıydı ama şimdikinden
Kopardılar kalbini Ophelia’nın
Nilüferler gibi sarardı.

Şimdi de kızlar sokaklarda,
Minnacık eller, ayaklar, saçlar.
Ama nerde onlar, nerde Ophelia
Nerde evvel zaman içindeki aşklar.

Sevdamız kayboldu zamanlarda.
Ceylânla erkek dişi ceylan
Ayrı yönlere koşar gider.
Bir Sevişmek kaldı romanlarda.

Cahit Külebi

Ülke

Yazan: Cemre 20 February 2010  
Kategori: Åžiirler

Saat Çini vurdu birden: pirinççç
Ben gittim bembeyaz uykusuzluktan
Kasketimi eğip üstüne acılarımın
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
Karanlık onu sokaktaydın gizli onu köşedeydin
Bir çocuk boyuna bir suyu söylerdi. Mavi.
Bir takım genç anneleri uzatırdı bir keman
Sen tutar kendini incecik sevdirirdin
Bir umuttun bir misillemeydin Yalnızlığa

Yalnız aşkı vardır aşkı olanın
Ve kaybetmek daha güç bulamamaktan
Sen yüzüne sürgün olduğum kadın
Kardeşim olan gözlerini unutamadım
Çocuğum olan alnını sevgilim olan ağzını
Dostum olan ellerini unutamadım
Karim olan karnını ve önlerini
Orospum olan yanlarını ve arkalarını
Işte bütün bunlarını bunlarını bunlarını
Nasıl unuturum hiç unutamadım
Kibrit çak Masmavi yanardı Sesin
Ormanlara ormanlara yüzünün sesi
En gizli kelimeleri akıtırdı ağzıma
Şu karangu şu acayip şu asyalı aşkın
Soluğu kesen ağulayan Ormanlarında
Yaşadım o kısa ve korkunç hükümdarlığı
Ve çarpıntılı yüreğim saçlarının akıntısında
Karadeniz’e karışırdı ordan Akdeniz’e
Ordan da daha büyük sulara

Geceyse ay hemen tazeler minareleri
Kur’an sayfaları Satılan sokaklardan
Ölüm bir çeşit sevgiyle uçar
Ölüm uçar çocuk yüzlere
Ben o sokaklardan ne kadar geçtim
Damağımda Dilinin yosunlu tadı
Önce buğulu sonra cam gibi parlak sonra buğulu yine
Bir takım tavşanları andıran bir takım su hayvanlarını
Pazartesi günlerini ve haftanın öbür günlerini
Yani Salı Çarşamba perşembe cuma cumartesi

Bir baÅŸak ufak ufak bildirir Konya’yı
O baÅŸakta o Konya’da seni ararım
Şimdilerde ben her şeyi sana bağlıyorum iyi mi
Altın ölçü çift ölçü ve altın Karşılıksız
Para basma Yetkisini Fırat’ın suyunu Palandöken’i
Erzincan’ın düzünü asma bahçelerin dibini
Antalya’nın denizini o denizin dibini
Beş türlü yengeç yaşıyan Sularında
Çağanoz adi pavorya Çingene pavoryası ayı pavoryası bir de çalpara
Bilinir ne usta olduğum içlenmek zanaatında
Canımla besliyorum şu Hüznün kuşlarını
Sen kalabalıkta bulup bulup kaybettiğim kimya
YokluÄŸun gayri ÅŸurdan ÅŸuraya geldi
Bir günler şölenlerle egemen ülkende
Şimdi iri gagalı Yalnızlıklar dönüyor
N’olur aÄŸzından baÅŸlıyarak soyunmaya
Bir kez daha Sür hayvanlarını üstüme üstüme
Çık gel bir kez daha çıkıntılardan
Çık gel bir kez daha bozguna uğrat

Cemal Süreya

Sevgilim

Yazan: Cemre 06 February 2010  
Kategori: Åžiirler

Ey sevgilim, nerelerde dolaşıyorsun böyle?
Geliyor seni candan seven aşığın dur onu dinle.
Elemi de, neşeyi de beste yapmış diline.
UzaklaÅŸma ÅŸirin yarim.
Yolculuklar, Aşıkların buluşmasıyla nihayetlenir.
Her tanrı kulu bunu bilir.

AÅŸk nedir? Ahret demek deÄŸildir her halde.
Çınlamalıdır neşesi bu anın gene bu anın kahkahalarıyla
Çünkü ne olacağı yarının meçhulümüzdür hala,
Boş yere vakit geçirmekten artık yoktur bir salah:
Öyle ise gel öp beni, genç ve tatlı sevgilim,
Ömrü pek azdır Gençliğin.

Shakespeare

Bırakıp Gittin Beni

Yazan: Cemre 06 February 2010  
Kategori: Åžiirler

bırakıp gittin beni bütün kapılarda
bütün çöllerde tek başıma kodun
şafakta arayıp Öğle vakti yitirdiğim
vardığım hiç bir yerde değildin
sensiz bir odanin sahrasını nasıl anlatsam
Hiçbir şeyin seni andırmadığı bir pazar kalabalığını
denizde dalgakırandan da boşluğunu bir günün
seslenip de senden cevap alamadığım sessizliği

bırakıp gittin beni kalarak olduğun yerde hareketsiz
her yerde bırakıp gittin beni gözlerinle
düşlerin yüreğiyle bırakıp gittin beni
Yarım kalmış bir cümle gibi bırakıp gittin
düşen hep ben oldum en küçük kımıldanışında senden

Başını çevirdiğin için ağladığımı görmedin hiç
bana bakıp görmediğin için
ben yokken içini çektiğin için

ayağına düşen gölgene acıdın mi hiç sen

Aragon.

Sevgilim Yalan Söylersem

Yazan: Cemre 06 February 2010  
Kategori: Åžiirler

Sevgilim yalan söylersem sana
Kopsun ve mahrum kalsın dilim
Seni seviyorum demek bahtiyarlığından

Sevgilim yalan yazarsam sana
Kurusun ve mahrum kalsın elim
OkÅŸayabilmek saadetinden seni

Sevgilim yalan söylerse sana gözlerim
Iki Nadim gözyaşı gibi avuçlarıma aksınlar
Ve göremesinler seni bir daha

Nazım Hikmet.

Beni Candan Usandırdı

Yazan: Cemre 30 January 2010  
Kategori: Åžiirler

Beni candan usandırdı cefâdan Yar usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım ÅŸem’i yanmaz mı

Kamu bîmârına canan deva-yı Derd Eder Ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bimar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar canım döker kan Çeşm-i giryânım
Uyadır halkı efgânım gara bahtım uyanmaz mı

Gül-i ruhsârına Karsu Gozumden kanlu akar su
Habîbim Fasl-ı GÜLDÜR bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım Pinhan tutardım ben dediler yare kıl Ruşen
Desem ol bi-vefa BİLMEN inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mail sen ettin aklımı zâil
Bana ta’n eyleyen gafil seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdadır bu sevdadan usanmaz mı

Fuzuli

AÅŸka Sevdalanma

Yazan: Cemre 30 January 2010  
Kategori: Åžiirler

Sakın aşka aşk afeti candır verme miyim
Aşk afeti olabilir olduğu meşhuru cihandır
Sakın isteme sevdayı gam aşkta her an
Kim istedi sevdayı gamlı aşk ziyandır
Her ebrulu güzel elinde bir hançeri honriz
Her zülfü siyah yanında bir zehirli yılandır
Yahşi görünür yüzleri güzellerin emma
Yahşi nazar ettikte sevdaları yamandır
Aşk içre azap olduğu bilirem kim
Onu kimseki aşıktır işi ahu figandır
Yadetme güzel gözlülerin merdümi çeşmin
Merdüm deyip aldanma kim içtikleri KANDIR
Gel derse Fuzuli ki güzellerde vefa var
Aldanmaki şair sözü elbette yalandır.

Fuzuli

Acı Utanmak

Yazan: Cemre 25 January 2010  
Kategori: Åžiirler

Büyüsün küçülmen,
Bu senin yakının!
Yaklaştın mı sağlığında
Şimdi de uzaksın!

Duyur istersen
Ilanlar ne yapsın?
Ana baba kardeÅŸ
Yaşarken ne yaptın?

Görseler gazetelerde
Dostlar tedirgin
Bir iki telefon
Yeter üç beş akraba.

Yükler ağır kaldırdınız
Kırık, ezik bir Yığın.
Gom, gömülmez
Utancın, uzaklığın.

Behçet Necatigil

Aşıklar

Yazan: Cemre 25 January 2010  
Kategori: Åžiirler

Karadeniz gibi kükrer coşarsa
Dalgası gelince yaman aşıklar
Hırs gelip de ayranlığı şişerse
Kaybeder irade, Dümen aşıklar

Ağzına geleni hemen atarlar
Ben aşığım diye çalım satarlar
Haram demez helal demez yutarlar
Bibersiz baharsız çemen aşıklar

Karanlıkta ayna karaçalı ay sanır
Üryada şarap ICSE mey sanır
Mezarlığa yol uğrasa köy sanır
Gözleri kararmış duman aşıklar

İyi demez kötü demez metheder
Bakarsın ki bir tel Kırmış Çat eder
Eder de Sorsan Baksan aÅŸka binmiÅŸ
Yorulup yollarda kalan aşıklar

Şehvetle aşıktır kıza geline
Arı olan tuz katar mı balina
EbriÅŸimden nazik ipek teline
Tadarlar çeşitli yalan aşıklar

Kabini yumaya bulamaz karı
Hind’ten Hindistan’dan Bahseder yari
Beğenmez topalı bulamaz körü
Isterler bir kaşı keman aşıklar

Asıl Aşıkların Arzu cemaldir
Arifler bilirler ehl-i kemaldir
Aşıklar bizlere yüz yıllık yoldur
Koşsak da peşinden hemen aşıklar

Aşıklar çoğaldı sadık az kaldı
Fikreyle ey Veysel ne zaman geldi
Şiirde ne özet ne bir öz kaldı
Savurur denesiz saman aşıklar

Aşık Veysel

Ağlar Veysel Çıkmaz Sesi

Yazan: Cemre 25 January 2010  
Kategori: Åžiirler

Ah çektikçe erir gider
Yüreğimin yağı benim
Seni görsem durur gider
Dillerimin Bagi benim

Gam leskesi saf saf oldu
Hep sözlerim boş laf oldu
Senin yolunda mahv oldu
Gençliğimin çağı benim

Ah belimi büken oldu
Gurbet bana diken oldu
Altı aydır mekan oldu
Dibi kırkkız dağı benim

Sensin derdine düştüğüm
Hayal oldu konuÅŸtuÄŸum
Her gün yediğim İçtiğim
İçerimde Ağu benim

Ağlar VEYSEL çıkmaz sesi
Gine coştu gam Deryası
Garip gönlümün yaylası
Güzel hüsnün bagi benim

Aşık Veysel

Sonraki sayfa »